noun

witness

tanık, şahit

The witness described the thief.

Tanık hırsızı tarif etti.

He was a witness at the wedding.

Düğünde şahitti.

a witness ((to sth.)) (bir şeyin) tanığı The police are looking for a witness to the accident.

Eş anlamlılar: görgü tanığı, gözlemci, izleyici

Eski İngilizce'deki 'witnes' kelimesinden, 'wit' (bilgi) kökünden gelir. Bir olay hakkında bilgisi olan kişi.

Her şeyi görebilen ve iyi bir 'tanık' olabilen keskin 'zekaya' ('wits') sahip birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.