verb

wore

giymişti, takmıştı, aşındırdı

She wore a beautiful red dress.

Güzel kırmızı bir elbise giymişti.

He wore a constant smile.

Yüzünde sürekli bir gülümseme vardı.

The river wore a channel in the rock.

Nehir kayada bir kanal aşındırdı.

((sb.)) wore ((sth.)) (birisi) (bir şeyi) giymişti She wore a beautiful red dress.

Eş anlamlılar: giymişti, takmıştı; Zıt anlamlılar: çıkarmıştı

'to wear' fiilinin geçmiş zaman hali, Eski İngilizce 'werian' (giymek, örtmek) kelimesinden gelir.

'before' (önce) kelimesiyle kafiyelidir. Şöyle düşünün: 'Bu paltoyu daha önce giymiştim (I wore this coat before)'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.