adjective

working

çalışan, işleyen, iş

She is a working mother.

O çalışan bir anne.

Is the coffee machine working?

Kahve makinesi çalışıyor mu?

He has a working knowledge of Spanish.

İspanyolca hakkında pratik bilgisi var.

The working day is eight hours long.

İş günü sekiz saattir.

((isim)) çalışan She is a working mother.

((sıfat)) işleyen Is the coffee machine working?

((isim)) pratik, işe yarar He has a working knowledge of Spanish.

Eş anlamlılar: çalışan, işleyen, faal; Zıt anlamlılar: işsiz, bozuk

'to work' (çalışmak) fiiline, sıfat olarak kullanılan bir sıfat-fiil oluşturan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Aktif olarak 'çalışan' bir kişiyi veya 'çalışan' (yani işleyen) bir makineyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.