noun

works

fabrika, eserler, mekanizma, bayındırlık işleri

He got a job at the local steel works.

Yerel çelik fabrikasında işe girdi.

I'm reading the complete works of Jane Austen.

Jane Austen'ın tüm eserlerini okuyorum.

The clock's works are very intricate.

Saatin mekanizması çok karmaşık.

((the)) works ((of sb.)) (birinin) eserleri The gallery displays the early works of Picasso.

((a/the)) ... works ... fabrikası He works at the local water works.

Eş anlamlılar: factory, plant, mill (fabrika için); writings, oeuvre (eserler için)

Eski İngilizce'deki 'weorc' (eylem, iş) kelimesinden gelir. Çoğul hali 'fabrika' veya 'toplu eserler' gibi özel anlamlar kazanmıştır.

'Üzerinde çalışılmış şeylerin bir koleksiyonu' olarak düşünün – bir fabrikadaki malzemeler veya bir yazarın kelimeleri gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.