adjective

worn

yıpranmış, eskimiş, yorgun

My favourite jumper is old and worn.

En sevdiğim kazağım eski ve yıpranmış.

She looked pale and worn after the long journey.

Uzun yolculuktan sonra solgun ve yorgun görünüyordu.

((worn)) + ((isim)) yıpranmış, yorgun En sevdiğim kazağım eski ve worn.

((biri)) + look/seem ((worn)) yorgun görünmek Yolculuktan sonra worn görünüyordu.

Eş anlamlılar: yıpranmış, eski püskü, yorgun; Zıt anlamlılar: yeni, taze, enerjik

'to wear' (giymek) fiilinin geçmiş zaman ortacı, Eski İngilizce 'werian'dan gelir.

Uzun süre 'wear' ettiğiniz (giydiğiniz) bir şey 'worn' (yıpranmış) hale gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.