adjective

worried

endişeli, kaygılı

I'm worried about my exam results.

Sınav sonuçlarım için endişeliyim.

She gave me a worried look.

Bana endişeli bir bakış attı.

((biri)) is ((worried)) ((about sth./sb.)) (bir şey/biri) hakkında endişelenmek I'm worried about my exam results.

a ((worried)) ((isim)) endişeli bir (...) She gave me a worried look.

Eş anlamlılar: endişeli, kaygılı, tasalı; Zıt anlamlılar: sakin, rahat, tasasız

'to worry' (endişelenmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski İngilizce 'wyrgan' (boğmak) kelimesinden gelir. Anlamı 'taciz etmek' ve sonra 'endişe yaratmak' olarak evrilmiştir.

Bir şey için 'worry' (endişelenirseniz), 'worried' (endişeli) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.