adjective

worthless

değersiz, işe yaramaz

This old coin is completely worthless.

Bu eski madeni para tamamen değersiz.

He felt worthless after losing his job.

İşini kaybettikten sonra kendini değersiz hissetti.

değersiz olmak hiç değeri olmamak This old ticket is worthless now.

Eş anlamlılar: valueless, useless; Zıt anlamlılar: valuable, priceless

'worth' (değer) ve '-less' (-siz, -sız) ekinin birleşimi. Yani, kelimenin tam anlamıyla 'değersiz'.

'-less' eki 'olmayan, -siz' anlamına gelir. Yani, worthless = değersiz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.