adjective

worthwhile

değerli, zahmete değer

It was a worthwhile experience.

Değerli bir deneyimdi.

It is worthwhile to learn a new language.

Yeni bir dil öğrenmek zahmete değer.

değerli bir ((isim)) kıymetli bir (isim) It was a worthwhile experience.

((mastar)) zahmete değer (bir şeyi) yapmak faydalıdır It is worthwhile to learn a new language.

Eş anlamlılar: rewarding, valuable; Zıt anlamlılar: pointless, futile

'worth' (değer) ve 'while' (bir süre) kelimelerinin birleşimidir. Üzerinde harcanan zamana değdiği anlamına gelir.

Bir şeye 'bir süre' (while) harcadığınızı ve bunun 'değere' (worth) sahip olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.