adjective

worthy

layık, değer, saygıdeğer

She is worthy of our respect.

Saygımıza layıktır.

He is a worthy successor to the throne.

Tahtın layık bir varisidir.

((bir şeye)) layık (bir şeyi) hak eden She is worthy of our respect.

layık bir ((isim)) uygun veya hak eden bir (isim) He is a worthy successor.

Eş anlamlılar: deserving, meritorious; Zıt anlamlılar: unworthy, undeserving

Eski İngilizce'de 'onurlu' anlamına gelen 'weorþig' kelimesinden, o da 'değer' anlamına gelen 'weorþ' kelimesinden türemiştir. '-y' eki onu sıfat yapar.

Birinin 'değeri' (worth) varsa, övgüye veya saygıya 'layıktır' (worthy).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.