noun

wreck

enkaz, kaza, harabe, sinir küpü

The ship was a wreck after the storm.

Gemi fırtınadan sonra enkaz haline geldi.

He was a nervous wreck after the exam.

Sınavdan sonra sinirleri harap olmuştu.

bir (bir şeyin) enkazı yok edilmiş bir araç veya bina Araba, bükülmüş bir metal enkazıydı.

Synonyms: ruin, debris, mess

Eski İngilizce'de 'sefalet, sürüklenen şey' anlamına gelen 'wræc' kelimesinden gelir ve 'sürmek, cezalandırmak' anlamına gelen 'wrecan' ile ilgilidir.

Bir araba enkazını ('car wreck') veya bir gemi enkazını ('shipwreck') düşünün. Tamamen mahvolmuş bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.