noun

wrist

bilek, el bileği

I hurt my wrist playing tennis.

Tenis oynarken bileğimi incittim.

She wore a watch on her left wrist.

Sol bileğine bir saat takmıştı.

((vücut bölümü)) eli ön kola bağlayan eklem She has a thin wrist.

Benzer: ankle (ayak bileği)

Eski İngilizce'de 'kıvranmak' anlamına gelen 'writhe' ile ilgilidir. Bilek, bükülen kısımdır.

'Wrist' kelimesindeki 'twist' (bükmek) kelimesini düşünün. Elinizi bükmek için kullandığınız eklemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.