noun

acme

zirve, doruk, en yüksek nokta

The acme of his career was winning the award.

Kariyerinin zirvesi ödülü kazanmaktı.

This painting is the acme of artistic expression.

Bu tablo, sanatsal ifadenin doruk noktasıdır.

((the acme of sth.)) bir şeyin zirvesi This painting is the acme of artistic expression.

Eş anlamlılar: peak, pinnacle, zenith, summit; Zıt anlamlılar: nadir, bottom

Yunanca 'nokta, kenar, en yüksek nokta' anlamına gelen 'akmē' kelimesinden gelir.

Bir dağın en tepesini hayal edin. İşte o 'acme'dir. Ayrıca, ironik bir şekilde kusurlu ürünler satan çizgi filmlerdeki 'Acme Şirketi'ni düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.