acquaintance
Çeviri
tanıdık, aşinalık, bilgi
Örnekler
He's a business acquaintance, not a close friend.
O yakın bir arkadaş değil, bir iş tanıdığı.
I have some acquaintance with the subject.
Konu hakkında biraz bilgim var.
It was a pleasure to make your acquaintance.
Sizinle tanışmak bir zevkti.
Dilbilgisi Kalıpları
bir tanıdık tanıdığınız bir kişi He's a business acquaintance, not a close friend.
aşinalık ((with sth.)) (bir şeye) dair bilgi I have some acquaintance with the subject.
biriyle tanışmak biriyle ilk kez tanışmak It was a pleasure to make your acquaintance.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'acquaint' fiilinden + '-ance' (eylem, durum veya nitelik bildiren isimler oluşturan bir ek) gelir.
Hafıza İpuçları
Bir 'acquaintance', 'acquainted' (tanışık) olduğunuz biridir, ancak mutlaka bir arkadaş değildir.