preposition

across

-ın karşısında, bir uçtan bir uca

He walked across the road.

Yolun karşısına yürüdü.

The shop is just across the street.

Dükkan caddenin hemen karşısında.

They travelled across the country.

Ülkeyi baştan başa gezdiler.

((across)) (sth.) (bir şeyin) karşısına O, gölün karşısına yüzdü.

((across)) from (sth.) (bir şeyin) karşısında Evim parkın karşısında.

Eş anlamlılar: through, over

Eski Fransızca 'a croix' (haç şeklinde) kelimesinden gelir ve bir şeyi kesen bir hareketi ifade eder.

Bir taraftan diğerine geçmek için bir harita üzerinde 'çarpı' (cross) çizdiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.