noun

acting

oyunculuk, vekaleten

Her acting in the play was fantastic.

Oyundaki oyunculuğu harikaydı.

He is the acting head of the department.

O, bölümün vekil başkanıdır.

((sayılamayan isim)) oyunlarda performans sergileme sanatı. Her acting was very convincing.

((isimden önce sıfat)) geçici olarak başka birinin görevlerini yapan. She is the acting director.

Eş anlamlılar: (isim) performance, portrayal; (sıfat) temporary, interim

'to act' (davranmak, oynamak) fiilinden gelen '-ing' eki, faaliyeti belirten bir isim veya sıfat oluşturur.

Sahnede 'oyunculuk yapan' (acting) birini veya patronunun yerine 'vekalet eden' (acting) birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.