noun

action

eylem, aksiyon, hareket

We must take action immediately.

Derhal harekete geçmeliyiz.

Every action has a consequence.

Her eylemin bir sonucu vardır.

I enjoy watching action films.

Aksiyon filmleri izlemeyi severim.

harekete geçmek - bir sorunu çözmek için bir şey yapmak. The government must take action.

bir eylem - birinin yaptığı bir şey. It was a kind action.

Eş anlamlılar: deed, act, step, measure; Zıt anlamlılar: inaction, passivity

Latince 'agere' (yapmak) fiilinden gelen ve 'yapma' veya 'performans' anlamına gelen 'actio' kelimesinden türemiştir.

'act' (hareket etmek) ettiğinizde bir 'action' (eylem) gerçekleştirirsiniz. Bir film setinde yönetmenin "Action!" diye bağırdığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.