adjective

active

aktif, etkin, faal

She leads a very active life.

Çok aktif bir hayat sürüyor.

The volcano is still active.

Volkan hala aktif.

He is an active member of the club.

Kulübün aktif bir üyesidir.

aktif olmak bir şeyler yapmakla meşgul olmak She leads a very active life.

aktif bir ((isim)) belirli bir faaliyete dahil olmak He is an active member of the club.

Eş anlamlılar: enerjik, meşgul, canlı; Zıt anlamlılar: inaktif, pasif, uykuda

Latince 'yapmak, hareket etmek' anlamına gelen 'agere'den gelen 'activus' kelimesinden türemiştir.

Çok sayıda 'eylem' veya 'hareket' yapan biri 'aktiftir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.