acumen
Çeviri
sezgi, feraset, zeka
Örnekler
She has considerable business acumen.
Önemli derecede iş zekasına sahip.
His legal acumen is his greatest asset.
Onun yasal zekası en büyük varlığıdır.
Dilbilgisi Kalıpları
((in sth.)) doğru kararlar verme yeteneği She has considerable business acumen.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: insight, shrewdness, astuteness; Zıt anlamlılar: naivety, obtuseness
Etimoloji
Latince 'bir nokta, iğne' anlamına gelen 'acumen' kelimesinden, 'keskinleştirmek' anlamına gelen 'acuere'den türemiştir. 'acuity' ile aynı köktendir.
Hafıza İpuçları
'Doğru adamların' (accurate men) iyi bir muhakeme yeteneğine sahip olduğunu düşünün.