noun

abhorrence

nefret, tiksinti

She looked at him with abhorrence.

Ona tiksintiyle baktı.

He has an abhorrence of violence.

Şiddetten nefret eder.

((bir şeye karşı)) nefret He has an abhorrence of violence.

Eş anlamlılar: hatred, loathing, revulsion; Zıt anlamlılar: love, admiration

'abhor' fiili + '-ence' (isim yapan ek) birleşiminden oluşur. Bir şeyden nefret etme durumunu belirtir.

Bir şeyden 'nefret ettiğinizde' (abhor) hissettiğiniz duygu. '-ence' eki, 'difference' gibi kelimeyi isme dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.