noun

cabinet

dolap, vitrin, bakanlar kurulu

She put the plates in the kitchen cabinet.

Tabakları mutfak dolabına koydu.

The Prime Minister appointed a new Cabinet.

Başbakan yeni bir Bakanlar Kurulu atadı.

((bir/o)) dolap bir mobilya Tabakları mutfak dolabına koydu.

((o)) Bakanlar Kurulu bir grup bakan Başbakan yeni bir Bakanlar Kurulu atadı.

Eş anlamlılar: cupboard, locker (mobilya); council, ministry (hükümet)

Fransızca 'cabinet' kelimesinden, 'cabine' (kabin) kelimesinin küçültme eki almış hali, aslen 'küçük bir oda' anlamına gelir.

'Cabin' küçük bir odadır. 'Cabinet' başlangıçta değerli eşyaları saklamak için küçük bir odaydı, bu da mobilya ve hükümet anlamlarına yol açtı.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.