noun

cage

kafes

The bird was singing in its cage.

Kuş kafesinde ötüyordu.

The lion is in a large cage.

Aslan büyük bir kafesin içinde.

((bir şey)) için bir kafes a cage for (sth.) The zoo has a new cage for the monkeys.

Eş anlamlılar: enclosure (etrafı çevrili alan), pen (ağıl)

Latince 'hayvanlar için oyuk bir yer, bir ağıl' anlamına gelen 'cavea'dan.

Kafesteki (cage) bir kuşun öfke (rage) içinde olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.