cajole
Çeviri
tatlı dille kandırmak, ikna etmek
Örnekler
He cajoled her into signing the document.
Onu belgeyi imzalaması için tatlı dille kandırdı.
She tried to cajole some money out of her father.
Babasından biraz para koparmaya çalıştı.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb.)) ((into -ing)) (birini) (bir şey yapmaya) tatlı dille ikna etmek He cajoled her into signing the document.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: kandırmak, ikna etmek, pohpohlamak; Zıt anlamlılar: zorlamak, mecbur etmek
Etimoloji
Fransızca 'cajoler' kelimesinden gelir, anlamı 'bir kafesteki alakarga gibi gevezelik etmek'tir, 'gajole' (kafes) kelimesinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Sanki 'kafasını çel' gibi ses çıkarıyor. Birini tatlı sözlerle kandırarak kafasını çeldiğinizi hayal edin.