verb

call

aramak, çağırmak, adlandırmak, toplamak

I will call you later.

Seni sonra arayacağım.

She called my name.

Adımı seslendi.

They call him 'the boss'.

Ona 'patron' diyorlar.

Please call a doctor.

Lütfen bir doktor çağırın.

((sb.)) (birini) aramak I will call you later.

((sth.)) (bir şeyi) seslenmek She called my name.

((sb.)) ((sth.)) (birine) (bir şey) demek They call him 'the boss'.

((sb.)) (birini) çağırmak Please call a doctor.

Eş anlamlılar: aramak, seslenmek, çağırmak, adlandırmak

Eski İngilizce'de 'bağırmak' anlamına gelen 'ceallian' kelimesinden gelir. Daha sonra telefonla 'çağırmak' anlamını kazanmıştır.

Birini telefonda 'call' (aramak) ettiğinizi veya caddenin karşısındaki bir arkadaşınıza 'call' (seslendiğinizi) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.