modal verb

can

-ebilmek, -abilmek, teneke kutu, konserve kutusu

I can speak English.

İngilizce konuşabiliyorum.

Can I open the window?

Pencereyi açabilir miyim?

He bought a can of soup.

Bir kutu çorba aldı.

((can)) ((+ yalın fiil)) yetenek veya olasılık ifade etmek için She can swim very well.

((can)) ((+ yalın fiil)) izin istemek veya vermek için Can I use your phone?

((bir)) kutu ((bir şey)) yiyecek veya içecek için metal bir kap I'll have a can of coke.

Eş anlamlılar: Fiil: be able to, may. İsim: tin, container.

İki kökeni vardır. Fiil: Eski İngilizce 'cunnan' (nasıl yapılacağını bilmek). İsim: Eski İngilizce 'canne' (bir fincan veya kap).

İki anahtar ifadeyi hatırlayın: 'I can do it!' (yetenek) ve 'a can of beans' (kap).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.