adjective

capable

yetenekli, kabiliyetli, muktedir, becerikli

She is capable of running a marathon.

Maraton koşabilecek kapasitede.

He is a very capable manager.

O çok yetenekli bir yönetici.

capable ((bir şeyin/-mek)) bir şeyi yapabilen She is capable of great things.

((bir)) capable ((isim)) yetenekli bir (kişi) He is a capable worker.

Eş anlamlılar: yetenekli, ehil, usta; Zıt anlamlılar: yeteneksiz, beceriksiz

Latince 'capabilis' (alıcı) kelimesinden, o da 'capere' (almak, tutmak) kelimesinden gelir. Bir görevi 'üstlenebilme' veya halledebilme anlamına gelir.

Eğer 'capable' iseniz, bir görevi 'yakalamaya' veya üstlenmeye 'kadirsiniz'. 'capable of doing something' yaygın kalıbını unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.