noun

address

adres, konuşma, nutuk

What's your new address?

Yeni adresin ne?

The Prime Minister gave an address to the nation.

Başbakan ulusa bir konuşma yaptı.

I need your email address.

E-posta adresine ihtiyacım var.

((bir)) adres birinin yaşadığı yer Lütfen tam adresinizi yazın.

((bir)) konuşma ((sb.)) resmi bir konuşma Konferansta bir konuşma yaptı.

Eş anlamlılar: (yer) location, place; (konuşma) speech, talk

Eski Fransızca 'adrecier' (doğru gitmek) kelimesinden gelir. Bir şeyi (mektup, konuşma) birine 'yönlendirmek' anlamına gelir.

Adres, bir mektubu bir yere 'yönlendirir'. Resmi bir konuşma, kelimeleri bir kitleye 'yönlendirir'. Ayrıca bir fiildir: 'bir sorunu ele almak'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.