adjective

captive

esir, tutsak

The animals are kept in captive conditions.

Hayvanlar esaret koşullarında tutuluyor.

He was held captive for three years.

Üç yıl boyunca esir tutuldu.

esir bir ((isim)) yakalanmış bir (isim) The animals are kept in captive conditions.

esir tutulmak hapsedilmek He was held captive for three years.

Eş anlamlılar: imprisoned, confined, captured; Zıt anlamlılar: free, liberated

Latince 'captivus' (yakalanmış), 'capere' (almak, yakalamak) kelimesinden gelir.

'Captive' bir kişi veya hayvan, 'yakalanmış' ve kaçamayan biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.