noun

cargo

kargo, yük

The ship was carrying a cargo of timber.

Gemi kereste kargosu taşıyordu.

The plane's cargo hold was completely full.

Uçağın kargo bölümü tamamen doluydu.

a cargo of ((sth.)) bir (şey) kargosu Gemi kereste kargosu taşıyordu.

Eş anlamlılar: freight, shipment, load, goods

İspanyolca 'yük' anlamına gelen 'cargo' kelimesinden, o da 'yüklemek' anlamına gelen 'cargar'dan gelir.

Mallarla dolu bir şekilde 'giden araba' (car-go) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.