adjective

casual

gündelik, resmi olmayan, geçici, rastgele

She wore casual clothes to the party.

Partiye gündelik kıyafetler giydi.

It was a casual meeting, nothing formal.

Resmi olmayan, sıradan bir toplantıydı.

He has a casual job at the weekend.

Hafta sonu geçici bir işi var.

casual + ((isim)) bir şeyi gayriresmi veya kalıcı olmayan olarak tanımlar. He has a casual job.

Eş anlamlılar: informal, relaxed, temporary; Zıt anlamlılar: formal, permanent

Latince 'casus' (şans, durum) kelimesinden gelir, 'case' ile ilgilidir. Başlangıçta 'şans eseri olan' anlamına geliyordu.

İş yerinde rahat, resmi olmayan kıyafetler giyebileceğiniz bir 'serbest Cuma' (casual Friday) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.