noun

casualty

kazazede, yaralı, kayıp, kurban

There were several casualties in the accident.

Kazada birkaç yaralı vardı.

The company was a casualty of the recession.

Şirket, ekonomik durgunluğun kurbanı oldu.

a casualty of ((sth.)) (bir şeyden) kötü etkilenen bir kişi veya şey. The company was a casualty of the recession.

Eş anlamlılar: victim, fatality, sufferer

Latince 'casus' (şans, düşüş) kelimesinden gelir. Şans eseri veya bir olayda 'düşmüş' veya zarar görmüş birini ifade eder.

'casual' ile karıştırmayın. 'casualty' ciddi bir şeydir, bir kaza veya savaş kurbanıdır. Bir hastanedeki acil servisi (casualty department) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.