noun

catalyst

katalizör, tetikleyici, hızlandırıcı etken

Platinum is a good catalyst.

Platin iyi bir katalizördür.

The event was a catalyst for change.

Bu olay değişim için bir katalizör oldu.

a catalyst ((for sth.)) (bir şey için) bir katalizör Bu olay değişim için bir katalizör oldu.

Eş anlamlılar: stimulus, impetus, trigger

Yunanca 'katalysis' (çözünme) kelimesinden gelir. 'Katalizör', bu 'çözünmeyi' veya değişimi sağlayan maddedir.

Değişime neden olan şeylerin 'list'esinde bir 'katalizör' vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.