adjective

cautious

dikkatli, ihtiyatlı, tedbirli

He is a very cautious driver.

O çok dikkatli bir sürücüdür.

She is cautious about making promises.

Söz verme konusunda ihtiyatlıdır.

dikkatli bir ((isim)) dikkatli bir (isim) He is a very cautious driver.

((bir şey)) konusunda ihtiyatlı olmak (bir şey) hakkında dikkatli olmak She is cautious about making promises.

Synonyms: dikkatli, tedbirli, basiretli; Antonyms: pervasız, dikkatsiz, ihtiyatsız

'caution' (dikkat) + '-ous' (-li, -lı). Kelimenin tam anlamıyla 'dikkat dolu'.

'cautious' olan biri 'caution' (dikkat) doludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.