adjective

ceaseless

aralıksız, durmaksızın, sürekli

The ceaseless noise of the city kept him awake.

Şehrin aralıksız gürültüsü onu uyanık tuttu.

She admired his ceaseless efforts to improve.

Gelişmek için gösterdiği durmaksızın çabayı takdir etti.

((ceaseless + isim)) aralıksız (isim) Aralıksız yağmur günlerce sürdü.

Eş anlamlılar: sürekli, sonsuz, daimi; Zıt anlamlılar: aralıklı, ara sıra

'cease' (durmak) + '-less' (-sız). Kelimenin tam anlamıyla 'durmaksızın'.

Parçalara ayırın: cease (durmak) + less (-sız) = durmaksızın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.