verb

adjourn

ertelemek, ara vermek, toplantıyı bitirmek

The meeting was adjourned until Tuesday.

Toplantı salıya ertelendi.

Shall we adjourn to the dining room?

Yemek odasına geçelim mi?

((sth.)) (bir şeyi) ertelemek The court adjourned the trial for a week.

((to somewhere)) (bir yere) geçmek We adjourned to the pub for a drink.

Eş anlamlılar: postpone, suspend, defer; Zıt anlamlılar: convene, assemble

Eski Fransızca 'ajorner' (belirlenen güne) kelimesinden, 'a-' (yönelme) + 'jorn' (gün).

Toplantıya bir 'yolculuk' (journey) ekleyip başka bir güne veya odaya taşıdığınızı düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.