noun

cells

hücreler

The human body is made of trillions of cells.

İnsan vücudu trilyonlarca hücreden oluşur.

The prisoners were locked in their cells.

Mahkumlar hücrelerine kilitlendi.

A battery contains one or more electric cells.

Bir pil, bir veya daha fazla elektrik hücresi içerir.

((hücreler)) küçük bir oda, örn. bir hapishanede The prisoners are in their cells.

((hücreler)) bir bitki veya hayvanın en küçük temel birimi The body is made of cells.

Eş anlamlılar: (biyoloji) corpuscles; (hapishane) cubicles, rooms

Latince 'küçük oda' veya 'kiler' anlamına gelen 'cella' kelimesinden gelir.

Her küçük odanın ('hücre') biyolojik bir hücre olduğu bir hapishane hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.