noun

centerpiece

orta süsü, en önemli parça, ana unsur

The floral centrepiece on the table was beautiful.

Masadaki çiçekli orta süsü çok güzeldi.

This new policy is the centrepiece of their campaign.

Bu yeni politika, kampanyalarının en önemli parçasıdır.

((bir şeyin)) ~i (bir şeyin) en önemli parçası Bu politika, kampanyanın en önemli parçasıdır.

((bir/o)) ~ bir orta süsü Masada çiçekli bir orta süsü vardı.

odak noktası, öne çıkan, ana cazibe

'center' (merkez) ve 'piece' (parça) kelimelerinden. Masa gibi bir şeyin ortasına yerleştirilen bir nesne.

Yemek masasının 'merkezinde' ('centre') duran dekoratif bir 'parça' ('piece') düşünün. Ana odak noktasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.