adjective

central

merkezi, ana, temel

The central library is in the city centre.

Merkez kütüphane şehir merkezindedir.

This is a central point in our argument.

Bu, argümanımızın merkezi bir noktasıdır.

((central)) + isim merkezi Merkezi bölge çok yoğun.

((bir şey)) central ((için bir şey)) için merkezi olmak Teamwork is central to the project's success.

Eş anlamlılar: main, key, principal, core; Zıt anlamlılar: peripheral, minor, secondary

Latince 'centrum' (merkez) kelimesinden gelen 'centralis'ten türemiştir.

Bir şeyin 'merkezini' (centre) düşünün. Eğer bir şey 'merkezi' ise, merkezdedir veya en önemli kısımdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.