noun

cesspool

lağım çukuru, fosseptik, ahlaksızlık yuvası

The old house had a cesspool in the garden.

Eski evin bahçesinde bir lağım çukuru vardı.

He described the city as a cesspool of corruption.

Şehri bir yolsuzluk yuvası olarak tanımladı.

((bir/o)) cesspool bir lağım çukuru. The old house had a cesspool in the garden.

((bir)) cesspool of ((sth.)) (...nın) yuvası. He described the city as a cesspool of corruption.

Eş anlamlılar: lağım çukuru, fosseptik, ahlaksızlık yuvası

Orta İngilizce 'sesperal' (drenaj borusu) + 'pool' (havuz) kelimelerinden türemiştir.

Atık dolu olduğu için kullanmayı 'bırakmanız' (cease) gereken bir 'havuz' (pool) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.