noun

chamber

oda, bölme, hazne, salon

The king retired to his private chamber.

Kral özel odasına çekildi.

The debate took place in the council chamber.

Tartışma meclis salonunda gerçekleşti.

The heart has four chambers.

Kalbin dört odacığı vardır.

((a/the)) chamber bir oda, bir salon The king entered the chamber.

Eş anlamlılar: room (oda), hall (salon), compartment (bölme), cavity (boşluk)

Eski Fransızca 'chambre' (oda) kelimesinden, o da Latince 'camera' (kemerli oda) kelimesinden gelir.

'Sırlar Odası'nı (Chamber of Secrets) düşünün - gizli, özel bir oda.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.