noun

chance

şans, fırsat, olasılık, tesadüf

This is your last chance.

Bu senin son şansın.

There's a chance of rain.

Yağmur yağma ihtimali var.

We met by chance.

Tesadüfen tanıştık.

Don't take any chances.

Hiçbir riske girme.

a chance ((to-inf)) bir şey yapma fırsatı Londra'yı ziyaret etme şansım oldu.

a chance ((of -ing/sth.)) bir şeyin olma olasılığı Başarı şansı var.

by chance tesadüfen İstasyonda tesadüfen karşılaştık.

Eş anlamlılar: fırsat, imkan, olasılık, talih

Eski Fransızca 'cheance' (şans, talih) kelimesinden, Latince 'cadentia' (düşüş) kelimesinden gelir, zar atışı gibi.

Türkçedeki 'şans' kelimesiyle aynı kökten gelir ve anlamı çok benzerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.