noun

chances

şans, ihtimal, fırsat

What are the chances of rain today?

Bugün yağmur yağma ihtimali nedir?

He has good chances of winning the race.

Yarışı kazanma şansı yüksek.

She takes chances to achieve her goals.

Hedeflerine ulaşmak için risk alır.

((-ing sth.)) şansı/ihtimali The chances of success are high.

şans/ihtimal ((adjective)) The chances are good that we will win.

Eş anlamlılar: opportunities (fırsatlar), possibilities (olasılıklar), odds (ihtimaller), likelihood (ihtimal)

Eski Fransızca'da 'şans, talih' anlamına gelen 'cheance' kelimesinden, zar atışı gibi 'düşme' anlamına gelen Latince 'cadentia'dan gelir.

Zar atmak gibi bir 'şans' oyunu düşünün. Kazanma 'şansınız' nedir?

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.