noun

chandelier

avize

A crystal chandelier hung from the ceiling.

Tavandan kristal bir avize sarkıyordu.

The ballroom was lit by a huge chandelier.

Balo salonu devasa bir avizeyle aydınlatılıyordu.

((bir yerde)) ((bir/o)) avize A large chandelier hangs in the main hall.

Eş anlamlılar: pendant light (sarkıt lamba), light fixture (aydınlatma armatürü)

Fransızca'da başlangıçta 'şamdan' anlamına gelen 'chandelier' kelimesinden, o da 'mum' anlamına gelen 'chandelle'den gelir.

Büyük bir balo salonunda parıldayan bir 'avize' hayal edin. Kelimenin tınısı, nesnenin kendisi gibi zariftir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.