adjective

ablaze

alev alev, yanan, parlayan

The whole building was ablaze.

Bütün bina alev alev yanıyordu.

The sky was ablaze with colour.

Gökyüzü renklerle parlıyordu.

Her eyes were ablaze with anger.

Gözleri öfkeyle parlıyordu.

((to be)) ablaze alev alev yanmak Ev alev alev yanıyordu.

((to be)) ablaze ((with sth.)) (bir şeyle) parlamak Gökyüzü yıldızlarla parlıyordu.

Eş anlamlılar: burning, on fire, flaming, glowing

'a-' (içinde, durumunda) öneki + 'blaze' (ateş, alev) kelimesinden. Kelimenin tam anlamıyla 'alev içinde'.

Bunu 'a blaze' (bir alev) olarak düşünün. 'Ablaze' olan bir şey 'bir alevin içindedir' veya yanıyordur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.