verb

charge

ücret talep etmek, şarj etmek, suçlamak, saldırmak

How much do you charge for a haircut?

Saç kesimi için ne kadar ücret alıyorsunuz?

I need to charge my phone.

Telefonumu şarj etmem gerekiyor.

He was charged with theft.

Hırsızlıkla suçlandı.

The bull charged at the man.

Boğa adama saldırdı.

((birinden)) ((bir şey için)) ücret almak para istemek How much do you charge for a haircut?

((bir şeyi)) şarj etmek bir şeye elektrik vermek I need to charge my phone.

((birini)) ((bir şeyle)) suçlamak birini bir suçla itham etmek He was charged with theft.

((birine/bir şeye)) saldırmak hücum etmek The bull charged at the man.

Synonyms: bill (hesap kesmek), power up (şarj etmek), accuse (suçlamak), attack (saldırmak)

Latince 'bir vagona yüklemek' anlamına gelen 'carricare' kelimesinden gelir. Bu 'yükleme' anlamı, bir faturaya fiyat 'yüklemek', bir pile elektrik 'yüklemek' veya bir kişiye suçlama 'yüklemek' şeklinde genişlemiştir.

Tüm anlamları 'yükleme' fikriyle birleştirin: bir maliyet yüklemek, elektrik yüklemek, bir suçlama yüklemek veya ileri atılarak bir saldırı 'yüklemek'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.