noun

charges

ücretler, masraflar, suçlamalar

What are the charges for delivery?

Teslimat ücretleri ne kadar?

He is facing serious criminal charges.

Ciddi cezai suçlamalarla karşı karşıya.

charges ((for sth.)) (bir şey) için ücretler The bank has high charges for transfers.

((to face/bring)) charges ((against sb.)) (birine karşı) suçlamalar(la yüzleşmek/yöneltmek) He is facing criminal charges.

Eş anlamlılar: fees, costs, accusations, allegations

Eski Fransızca 'chargier' (yüklemek) kelimesinden. 'Charge', mali bir yük (ücret) veya yasal bir yük (suçlama) olabilen bir yüktür.

Bir kredi kartı ekstresinin size ücret 'yüklemesini' (charges) ve bir savcının bir şüpheliyi suçla 'itham etmesini' (charges) düşünün. Her ikisi de birer yüktür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.