adjective

charismatic

karizmatik, çekici

He is a very charismatic leader.

O çok karizmatik bir lider.

She gave a charismatic speech.

Karizmatik bir konuşma yaptı.

((sıfat)) + isim karizmatik He is a very charismatic leader.

Eş anlamlılar: charming, captivating, magnetic; Zıt anlamlılar: uncharismatic, dull

'charisma' + '-tic' (sıfat yapan ek) kelimesinden türemiştir. Yunanca 'kharisma'dan gelir.

'Karizmatik' olan birinin 'karizması' vardır. '-tic' eki onu sıfat yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.