verb

cheat

hile yapmak, aldatmak, sadakatsizlik etmek

He always cheats at cards.

O her zaman kağıt oyunlarında hile yapar.

The company cheated its customers.

Şirket müşterilerini aldattı.

She cheated on her husband.

Kocasını aldattı.

((at sth.)) (-de) hile yapmak He was caught cheating at cards.

((sb.)) (birini) aldatmak/kandırmak They cheated the old man out of his money.

((on sb.)) (birini) aldatmak (sadakatsizlik) He found out she was cheating on him.

Synonyms: deceive, trick, swindle; Antonyms: be honest, be faithful

Eski Fransızca'da 'mülke el koymak' anlamına gelen 'escheter' kelimesinden gelir. Anlamı 'dolandırıcılıkla mülkten mahrum bırakmak' olarak gelişmiştir.

Bir çitanın (cheetah) o kadar hızlı olduğunu hayal edin ki, bir yarışta 'hile yapıyor' (cheating) gibi görünüyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.