noun

cherry

kiraz

I love eating fresh cherries in summer.

Yazın taze kiraz yemeyi çok severim.

The cake was decorated with a cherry on top.

Pasta, üzerine bir kiraz konularak süslenmişti.

((a/the)) cherry küçük, yuvarlak, kırmızı veya siyah bir meyve She put a cherry on the cake.

Eş anlamlılar: yaygın yok; İlgili meyveler: plum (erik), peach (şeftali), apricot (kayısı)

Eski Kuzey Fransızcası 'cherise' kelimesinden gelir. Sondaki 's' harfi yanlışlıkla çoğul eki sanılmış ve tekil hali 'cherry' olarak kalmıştır.

Kelimeyi hatırlamak için bir tatlının üzerindeki parlak kırmızı bir kirazı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.