verb

chill

soğutmak, serinletmek, takılmak, rahatlamak

Chill the wine before serving.

Servis yapmadan önce şarabı soğutun.

Let's just chill at home tonight.

Bu gece evde takılalım.

The strange noise chilled me to the bone.

Garip ses içimi ürpertti.

((sth.)) (bir şeyi) soğutmak Şampanyayı bir saat soğutun.

((with sb.)) (biriyle) takılmak Bu hafta sonu arkadaşlarımla takılacağım.

Eş anlamlılar (soğutmak): cool, refrigerate; Eş anlamlılar (rahatlamak): unwind, relax

Eski İngilizce'de 'soğukluk' anlamına gelen 'ciele' kelimesinden gelir. 'Rahatlamak' argo anlamı 1980'lerden kalmadır.

Bir içeceği 'soğutmak' (chill) için buzdolabına koyduğunuzu ve beklerken kanepede 'takıldığınızı' (chill) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.