noun

chip

patates kızartması, yonga, çip

I'd like fish and chips, please.

Balık ve patates kızartması istiyorum, lütfen.

This computer has a very fast chip.

Bu bilgisayarın çok hızlı bir çipi var.

There's a chip in this mug.

Bu kupada bir çentik var.

((sayılabilen isim)) uzun bir parça kızarmış patates. I'd like fish and chips, please.

((sayılabilen isim)) bir bilgisayardaki küçük bir silikon parçası. This computer has a very fast chip.

((sayılabilen isim)) bir şeyden kopmuş küçük bir parça. There's a chip in this mug.

Eş anlamlılar: fragment, piece, sliver (kırık bir parça için)

Eski İngilizce'de 'küçük bir tahta parçası' anlamına gelen 'cipp' kelimesinden türemiştir. Anlamı diğer küçük, kesilmiş veya kırılmış parçaları da kapsayacak şekilde genişlemiştir.

Bir patatesten 'yontulmuş' bir patates cipsi (potato chip) gibi görünen bir bilgisayar çipi (computer chip) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.